Kurban Bayramı'nda et yerken sağlığınızdan olmayın!

Çrş, 11/25/2009 - 03:00 — Lokman

Her yıl Kurban Bayramı’nın gelmesi ile birlikte ülkemizde et tüketiminde artış meydana geliyor. Ancak besin değeri açısından vücudumuz için faydalı olan et, yanlış pişirme yöntemleri sonucunda son derece zararlı bir gıda maddesine dönüşebiliyor. Hatta bazı hazırlama yöntemleri insanlarda kanseronejik etkiler görülmesine neden olabiliyor. Kadıköy Şifa Tıp Merkezi - Ataşehir Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenleri açıklıyor ve Kurban Bayramı’nı daha sağlıklı geçirmek için öneriler sunuyor.

Fazla pişmiş et ve tavuk gerçekten kanserojen mi?

Kadıköy Şifa Tıp Merkezi - Ataşehir Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, fazla pişmiş hatta kararmış ızgara et, tavuk ve hindinin içerisindeki bir maddenin bu gıdaların DNA’sında mutasyona sebep olduğunu ve insanlarda kanserojenik etki gösterebileceğini söylüyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay’ın açıklamasına göre yapılan çalışmalar etini veya tavuğunu çok pişmiş yiyen kişilerde, az pişmiş veya orta pişmiş yiyenlere göre çeşitli kanserlerin (prostat,pankreas, kolon,göğüs gibi) ortaya çıkma sıklığında artış görülüyor. Izgarada yapılan ette, 175 dereceyi geçtikten sonra HCAs denilen kanserojen maddeler oluşmaya başladığını vurgulayan Tatay, bu oluşumun etin yapısını oluşturan amino asitlerin çok yüksek ısıya maruz kalmasıyla meydana geldiğini ekliyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay şöyle devam ediyor: “Et pişerken ne kadar kurursa, yani ne kadar yüksek ısıya maruz alırsa yapısında kanserojen madde o kadar çok artıyor. Çok pişmiş mangalda bir köfte, fırında pişmiş bir köfteden 8 kez daha fazla kanserojen madde içerebiliyor. Bu durum tavuk ve hindi etleri için de aynen geçerli. Balığa gelince; balık güvenli tarafta yer alıyor. Çok kurutularak ve yakarak pişirilmemek şartıyla (ki o zaman bile et ve tavuktan daha az kanserojen içeriyor) balık yapı bozukluğuna uğramıyor.”

Kanserojenlerin oluşmamasını nasıl sağlayabiliriz?

Kadıköy Şifa Tıp Merkezi - Ataşehir Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay tükettiğiniz etlerde kansorejenlerin oluşmaması için en kesin çözümlerden birinin yanmış - kararmış veya çok pişmiş etleri yememek olacağını söylüyor. Bununla birlikte farklı pişirme önerileri de sunuyor.

Marine edin: Etinizi pişirmeden önce marine ederseniz bu DNA bozukluğunu oluşmasını önlemiş olursunuz. Mesela tavuğu pişirmeden önce 40 dakika zeytinyağı, sirke, sarımsak, hardal ve limon suyu içerisinde marine ederseniz bu kanserojen oluşumu %90 oranında azaltmış olursunuz. Burada önlem tamamen etin yüzeyinin kurumasını önlemekten geçiyor.

Önce mikrodalga fırında pişirin: Bu yolla kimyasal değişimin %90’ını engelleyebilirsiniz. Tek yapmanız gereken eti önce mikrodalgada 1 - 2 dakika pişirip tabağa akan suyunu boşaltmak. Bu suyla beraber bozulmuş yapıdaki amino asitleri yiyeceğinizden uzaklaştırmış olursunuz.

Deniz ürünlerini tercih edin: Kömürleşinceye kadar pişirmediğiniz sürece balık en iyi tercih olacaktır.

Sulu pişirin: Sıvı içerisinde pişirilen (kaynatmak, buharda pişirmek gibi) etler bu tür yapı değişimleri oluşturmazlar. Dolayısıyla kanserojen etkileri ortadan kalkar. Yağın içerisinde pişirmekte (kalori artışlarına dikkat etmek şartıyla) sıcaklık çok yükseklere ulaşamadığı için bu tür yapı bozulmalarına izin vermez ve HCAs oluşmaz.

Pişirirken sürekli çevirin: Yüzey ısısını düşürüp HCAs elimine etmek için etinizi pişirirken düzenli olarak çevirin. Böylece bir yüzeyde sıcaklık çok yükseltmeden diğer yüzeye geçebilirsiniz. En ideal zaman dilimi her 6 dakikada bir taraftan diğer yüzeye geçmek olacaktır. Bu süre 10 dakikaya yükseldiği zaman HCAs oluşumu %70 artış gösterir. Eğer bir taraftan diğer tarafa 1 dakikada bir geçiş oluyorsa HCAs hiç oluşmaz.

Fırında, rosto, stir-fry (Çin usulü pişirme) :Izgara ve mangal en fazla HCAs üreten pişirme şekilleridir. Sonrasında tavada ızgara, ve kavurma geliyor. Bütün bunlar yerine fırında, pişirmeyi, rosto yapmayı veya Çin usulü stir-fry tercih ederek HCAs olumunu büyük oranda düşürebilirsiniz.

Tavada kalan suya dokunmayın: Eti veya tavuğu pişirdikten sonra oluşan su ve yağ karışımına ekmek banmayı aklınızdan bile geçirmeyin. En çok kanserojen madde birikimi olan bu kısım direkt çöpe atın.

Bol sebze yemeğe devam: Çalışmalar brokoli, karnabahar ve brüksel lahanası gibi turpgiller ailesinden düzenli beslenmenin bu kimyasalları vücuttan uzaklaştırdığını göstermiştir. 12 gün boyunca her gün bu gruptan sebze yemek kandaki HCAs oranlarını %20 - 30 oranında düşürebiliyor. Üstelik unutmayın sebzeburgerler hiçbir şeklide HCAs içermez.

Ilgili Konular:


Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Destek



Sitemizdeki ilgili konular

Beslenme Şifalı Bitkiler Saglikli Beslenme alternatif tıp lokman hekim bitkisel tedavi Gida bitki tedavisi doğal tedavi şifa tarifleri Besinler alternatif tedavi Diyet Besin yemek tarifleri Diyet önerileri Dengeli Beslenme Bitkiler sağlık et yemeği aktar diyet çeşitleri Vitaminler Besin Değeri Zayıflama Hastaliklar Süt Sağlıklı Yaşam Sağlıksız Beslenme Sağlıklı Diyet Şişmanlık Mineraller Meyve vitaminlerin yararları Balık Et Kanser Sebzeler Kolesterol Kilo Vermek diyabet idrar söktürücü Minerallerin faydaları Sebze Obezite Yumurta Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu mineral eksiklikleri Vitamin Egzersiz Süt ürünleri Vücudumuz beslenme bozuklukları kalori değerleri sağlıklı bitkiler Kalori Besin Değerleri Diyetisyen Şeniz Ilgaz Diyet Yapmak Güzellik Tahıllar sağlıklı beslenme önerileri Prof. Dr. Arif Sarsılmaz insan vücudu vücudumuzu tanıyalım Beslenme yetersizliği Fındık Tatlı Bayram İştah Peynir Patates kadın organlar iştah açıcı yara iyileştirici sağlıklı zayıflamak Diyabet için diyet Diyabetik Beslenme diyabet ve beslenme Diyet Uzmanı Suzan Elpe Kolesterol Yüksekliği Ceviz Lokum Şeker Ekmek Fazla Kilolar Yoğurt Yiyecekler Kilo Verme Karpuz Beslenme Alışkanlıkları Karbonhidratlar Meyveler Zeytinyağı Cilt Sağlığı Ramazan Bayramı tatlılar bitki kürleri gaz söktürücü yeşil yapraklı sebzeler örnek diyet kan grubu diyeti Balık Yağı Spor Anne Sütü Alerji Beslenme Alışkanlığı Zayıf Kalmak Sarımsak Beslenme Önerileri karnabahar Obezite tedavisi terletici balgam söktürücü Zayıflama yöntemleri lahana domates Kalp hastalıkları Egzersiz yapmak Su Türk Lokumu Çocuklarda Beslenme Hastalık Sodyum Gıda Alerjisi Tatlandırıcılar Çay Tuz İyotlu Tuz Kahve Ramazan Oruç Yağlar Doğru Beslenme Çikolata Proteinler Lifli Besinler İyot Guatr Kilo Fazlalığı Beslenme Piramidi Magnezyum Enerji Limon Beslenme Düzeni bayramda beslenme sütlü tatlılar Hamur tatlıları beyaz lahana Kür Tarifleri besinlerin hazırlanışları demir badem fasulye ateş düşürücü havuç yağda eriyen vitaminler

Destek

Destek

Saglik Bilgileri

Destek

Destek

Kullanıcı girişi

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 11 ziyaretçi çevrimiçi.

Son yorumlar

Sitemizde Arayın